İnsan sevdiği insana karşı özlem duymaya görsün. Hele ki bu durum başkaları tarafından hatırlatılıyorsa o zaman insanın o yüreğindeki kor daha fazla alevlenir. Boğazınıza bir şeyler düğümlenir, vücut ısınız artar ve gözleriniz dolu dolu olur. Birazcık kendinizi sıksanız tomurcuk gibi akmaya başlar o gözlerden yaşlar…

Yalnızlığın acı olduğu kadar gerçek oluşu yüreğinizin bir yerine hapsolmakta zorlanır. Küçücük yere sığmakta zorluk çeker. Durmadan özgürlüğünü kavuşmak için kanat çırpan kuşları andırır adeta. Zaman zaman da geçmişin anıları birazcık olsun yüreğinize rest çeker ve durgun denizler gibi birazcık olsun sizi durgunlaştırır ama bu denizin yeniden fırtınaya tutunmayacağı anlamına gelmez.

yalnızlığın sen tonu

yalnızlığın sen tonu

Yaşamdan Zevk Almayan İnsanlar…”Yalnızlığın Sen Tonu”

Bir an olur hiç beklemediğiniz bir anda yeniden bir fırtına gelir ve sizi yine kendinizden alıp götürür. Her şeye nasıl olumlu açıdan bakmak gerekirse bu durumu da bazı açılardan olumlu değerlendirebiliriz. Gelen fırtına her ne kadar acı gelerek her şeyi süpürmüşse bir bakıma da her şeyi götürerek geriye hiçbir şey bırakmamıştır. Böylelikle anıların yokluğu ve bir kalıntının bile kalmamış olması deniz açısından güverteyi temizlemiştir yürek açısından bambaşka bir hayata merhaba demiştir. Adem Metan’ın kaleminden çıkan bu buruk hikaye “Yalnızlığın Sen Tonu” isimli esere konu oluyor.

“Yalnızlığın Sen Tonu” bahar aylarını andıran bir tondur. Doğanın bedeni ezmediği, insanların birbirine sımsıcak ve samimi davrandığı ayların rengi bu eserde okurlara aktarılıyor. Adem Metan eserinde yaz gibi kavurmayan, kış gibi dondurmayan bu mevsimin güzelliğine işaret ediyor.

Yazar: Adem Metan
Kitap: Yalnızlığın Sen Tonu
ISBN: 9786055011468
Sayfa Sayısı: 192
Yayın Yılı: 2014

 

Etiket: