Yaradılışta bazı duygular vardır. Ne yaparsak yapalım, o duyguları içimizden söküp atamayız. Ölürüz ama ölüme giderken bile o duygular bizlerde kalır. Nasıl doğduysak, içimize nasıl işlediyse o duygular, ölüme giderken de, bizlerle beraber olurlar. Nihayetinde atamayız içimizden, ana tema bu.

Bu duygulardan hareketle kaleme alınan, birçok sinema senaryosu, birçok roman ve tiyatro oyunları mevcuttur. Bu duyguların başlıca olanları, aşk, nefret ve intikamdır. Bu üçlü çok tehlikeli duygulardır. Nefret ile bir aşk başlayabilir, aşkın bittiği yerde ise intikam veya nefret duygusu, söz konusu olabilir. Bu duygular sarmalından hareketle yazar Oliver Bowden, Suikastçının İntikamı adlı eserini kaleme almıştır.

En Keskin Duygu Eşliğinde Suikastçının İntikamı

Tepeden tırnağa, bir intikam öyküsünü anlatan yazar, anlatımının keskinliği ile de tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Öyle ki üzerine çektiği bu dikkatler neticesinde, eser en çok satılanlar listesinde üst sıralarda kendisine yer bulmayı başarmıştır. İtalya’nın soylu ailelerinin ihanetine uğrayan bir gencin, efsanevi bir intikam yolculuğunu kaleme alan yazar, anlattığı hikâye ve oluşturduğu kahraman ile tüm takdiri hak etmektedir.

Suikastçının intikamı

Suikastçının intikamı

 

Suikastçının intikamı, salt bir intikam serüveni olmaktan çıkmış ve bir başyapıt niteliği taşıyan bir eser haline gelmiştir.  İntikam için yanıp tutuşan bir gencin, yaşadıkları, yapmak istedikleri ve bu süreçte karşılaştığı tüm zorluklar, keskin bir anlatım eşliğinde sizlerle buluşmaktadır.

 

Etiket: ,